6 Temmuz 2012 Cuma

Dünya Markasında 19. Türkiye

Türkiye markalaşma sürecinde çok önemli bir yol kat etti. Geçen gün açıklanan sıralamada Türkiye marka değeri olarak arkasında bir çok nam salmış bir zamanların Peri Masalı Ülkelerini geçerek kendimize 19. sırada yer bulduk. Bahsettiğim Peri Masalı Ülkeleri ise komşumuz Yunanistan başta olmak üzere, İzlanda, Portekiz gibi sıralanıyor. En zor durumda olan sırayla giderek Yunanistan'ın hala mali baskıları üzerinde devam ederken, Euro bölgesindeki durumunun belirsizliği de sürüyor. Buna keza İzlanda'nın ipotek altına alınan bankların durumu oldukça güç görünüyor. Portekiz'de işler Yunanistan ile hemen hemen aynı seviyede izliyor.  Uluslararası arenada reel göstergeler olumsuz seyrederken, Euro'nun değer kaybedip, Dolarında zora düşmesiyle Amerika, Avrupa ve Asya'da yaşanan krizler devletleri ekonomilerini durgunluğa sürüklüyor. Özellikle Euro Bölgesindeki krizin gün geçtikçe ağırlaşması yoğun bakımdaki ekonomilere lokal tedaviler çözüm üretemiyor. Bu durum Almanya başta olmak üzere Amerika'da da üretim endekslerine olumsuz olarak yansımaktadır. Çin dış talebe bağlı olarak büyümeyi sürdürerek marka sürecinde en çok aşama kaydeden konuma geçerek 2. sıraya yükselmiştir. Global piyasaların zor günler geçirdiği şu günlerde Çin'in bu başarısı sürdürülebilirlik açısından önemli bir sınavdan geçiyorlar. İnsan sermayesinin öneminin ilk sırada yer bulduğu çağımızda Çin şu an yedek kulübesinde devler ligine hazır bekliyor. Amerika Kıtasının parlayan yıldızı Brezilya ise inovasyona yaptığı yatırımların verimini alarak G.Amerika'da lokomotifi olabilecek seviyelere ulaştı. Brezilya'nın bu gelişim sürecinde hızlı devinimle yükselen ekonomi olarak işaret edeceğimiz Almanya ile ortak yönlere sahiptir. BRIC ülkeleri markalaşma sürecinde ve marka değeri olarak aynı tempoda büyümeye devam ederken son periyodun ilahı Türkiye'de ise kredi kuruluşlarının yükselttiği notlarla ekonomik durumu teyit eder nitelikte görünüyor. Dışarıdan gelen övgülerin biri, Türkiye için ince buz üstünde kayan balerine benzeterek küresel konjonktörün Türkiye açısından bir portresini gözler önüne seriyor. Türkiye'nin jeopolitik konumu itibariyle bölge ekonomisi sürekli sirküle eden bir yapıya sahip konumda. Bunun önemini çok iyi kullanan bürokratlara, ihracatçılara, tedarikçilere ve sanayicilere ayrı bir parantez açmak lazım. Devletin üretimi özel teşebbüsle buluşturması ve onlara mallarını pazarlayabileceği imkanlar sunması Türkiye'nin dinamizmini gösteriyor. Fakat bazı problemleri de göz ardı etmemek gerekir ki üretim malları giderek artarken sanayicinin en büyük sıkıntısı her zamanki gibi enerji ve ara mal kalemlerinde görülmeye devam ediyor. Bu konuyla ilgili bakanlıkların ve devlet strateji birimlerinin iç sahada alt yapıyı güçlendirecek çalışmalarda bulunması 2023 hedefinin anahtarı olabilir. Türk ekonomisi koşarak 19. sıraya geldiyse, depara kalkması ilk 10 için yeterli olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder