3 Temmuz 2014 Perşembe

Isparta'da Ramazan

Ramazan ayı tüm Ispartalı hemşehrilerimize mübarek olsun.
Yazın ortasında eda ettiğimiz bu kutsal günleri, şüphesiz ki dolu dolu ibadetlerle geçiyor. Memleketin gül yüzlü insanları da kutlu günlere riayet ederek, muhakkak ki maneviyatı yüksek düzeyde yaşamaya özen gösteriyor. Her ramazan ayının klasik sorusudur nerede eski ramazanlar? Özellikle Ispartalı bunu kentin her köşesinde hissettirir ve bu mübarek ayı gerek itikafa çekilerek gerekse sosyal çevresindeki etkileşimlerle anlam kazandırır. Farklı çevrelerin sosyal etkileşimleri açısından söz gelimi hislerin en yoğun olması nedeni de naif duyguların tek bir amaca ulaşmasıdır. Davulcunun sesine göre hanelerdeki ışıklar birer birer yanar. Bir yanda ise gecenin mahmurluğu derken mutfaktan gelen kaşık seslerine karışır televizyonda yankılanan sohbetler, ilahiler... Ardından niyete davet eden billur kıvamındaki sabah ezanıyla birlikte Mimar Sinan Cami Meydanı'nda kuşların aurası huzur verir güller diyarına. Esnafların heyecanlı koşuşturmasıyla gün başlar. Ellerinde Elif Bâ ile küçük hanımlar, beyler ay boyunca sokağın en güzelidir, salına salına giderler mahalle camilerine. Öğlene doğru annelerin sesleri işitilir yüreğinin üstünde dikkatle taşıdığı kutsal kitabı ile mukabeleye yol alır. Güneş ısısıyla öğleden sonrasını da sakinleştirir ama tamamen değil iftara davetli misafiri olanlar için sofra hazırlıkları erken başladığından ahali çarşı pazar harç görür. İftara doğru bir telaş almış başını giderken minik bedenler geri sayıma geçmiş sofra hazırlıklarını erkenden başlatırlar. Son hazırlıklar bitirilirken, ezanı beklemeden topun sesiyle oruçlar açılır, çorbalar bir hışımla kaşıklanır. Günün en keyifli anı ise gelip çatmıştır. İftardan sonra içilen çayın tadı bir yana dünya bir yana... 

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum 7 saate iftarı, teravihi, sahuru ve sabah namazını sığdıran bir ümmetin her halükarda boş zamanı oluyor. Bu bağlamda birçok ilde iftardan sonra gerçekleşen Ramazan şenlikleri, maalesef Isparta gibi manevi değerleri yüksek bir kent bu geleneklerden yoksun bırakılıyor. Isparta Belediyesi son iki senedir Ramazan şenliklerini pas geçerek sosyal ve kültürel belediyecilik anlamında sınıfta kaldı. Ayrıca geçtiğimiz senelerde düzenlenen etkinliklerin belediye başkanımızın çıraklık eseri olan Gökçay'da olması organizasyonu konum olarak cazip hale getirmiyor. Ancak Sosyal ve Kültürel işlerden sorumlu kişilere fazla toz kondurmayalım. Dün Facebook'ta bir şey gözüme ilişti. Isparta'nın aslında bu Ramazan çok muazzam bir konuğu varmış da haberimiz yokmuş. Aynı zamanda duyuru niteliği taşıyacak yazı da Isparta bu akşam Türkiye'nin kadın naat-hanı olan ve ayrıca 1997 yılında edebiyata yaptığı katkılardan dolayı yılın yazarı unvanına sahip Emine Sevinç Öksüz'ü ağırlayacak. Bu güzide sanatçımıza Ispartalılar mutlaka dinlemeye gideceğini ümidini taşıyorum. Öyle ki Ramazan ayının tek gala etkinliğinde Kaymakkapı Meydanı'nı bir hayli hareket; hatta gecesine de bereket katacağına inanıyorum. Bu etkinlik yeterli olmasa da getirilen ismi takdirle karşılıyorum. 

Ramazan şenliklerinde Isparta Kaymakkapı Meydanı'nda en çok neler hoşumuza giderdi?





Bu anları Isparta Kaymakkapı Meydanı'nda yaşatmak çok mu zor. Niyetim, şu ulvi günlerde kimseyi yermek değil ancak şu hususun altını çizelim: Çocuklarımıza gelecek nesillere aktarabileceği nerede o eski ramazanları yaşatmalıyız. 

Sabırla okuduğunuz için teşekkürler

Soru ve görüşleriniz için;

Facebook-Twitter/agahbasdegirmen
agahbasdegirmen@gmail.com